0-6 YAŞ ARASI ÖZ SAYGI AŞILAMAK
İnsanı insan yapan değerlerdir öz güven ve öz değer. Olmadığında hayatı zor hale getiren kişilik bozuklukları yaşanır ki bunlara öz güven yazımızda başlıklar halinde değinmiştik.Bu önemli değerler ileri ki yaşlarda kazanılması zor değerlerdir.Eğer bizler çocuklarımız için her şeyi yapmayı göze alan ebeveynler isek çocuk yetiştirirken neden bu değerleri de göz önüne almayalım.
Çocuk gelişiminde 6 yaşına kadar olan kritik süreç. Çocuğun bu değerlerle özdeşleşmesini,bütünleşmesini sağladık sağladık ,bu sürece bilinçli olarak destek olamadığımız takdirde bu değerlerin sonradan kazanılması çocuklar için çok zor olmaktadır.Bilmeden çocuklarımıza ne yapmış oluruz?Onların kendilerini değersiz görmesine neden olmuş oluruz.Depresyona çabuk girerler,kibirli ,bencil,alıngan olurlar.Hayattan sürekli adalet beklerler ve her zaman hayat kendilerine borçludur.Hayata karşı sürekli endişelidir.
Peki uzmanlar anne babaları çocuklara bebeklik döneminden itibaren bu değerlerin kazandırılması konusunda nasıl yönlendiriyor,gelin beraber bakalım.
- Birincisi çocuk ağladığında kesinlikle onu susturmaya çalışılmamalı, bağırılmamalı, azarlanmamalı ya da istediği, sorunu her ne ise hemen verilmemeli ve çözülmemelidir. Yapmamız gereken şey en fazla sorununu dillendirebilmesine yardımcı olmak olmalıdır. Konuşamıyor ise onun derdini dillendirerek ona yarımcı olabiliriz. ”hmm,oyuncağı sana vermediğim için üzgünsün” gibi.
- Çocukluk döneminde korkular oldukça fazla olur, çok anlamsız durumlardan bile korku duygusu yaratabilirler. Bunu bilerek onların gelişiminde korku duygusunu yönetebilmelerini saygıyla izlemek gerekir. Kesinlikle alaycı,kınayıcı,karşılaştırıcı tavırlara girmemek gerekir.
- Kendi seçimleri, istekleri oluşmaya başlayacaktır yavaş yavaş. Kreşe götüreceği oyuncağı, hangi gün ne giyineceği gibi. Onu birilerine bağımlı kılmamak, kendi kararlarının oluşabilmesini sağlayabilmek için bu seçimlerinde onlara kesinlikle baskı uygulamamak gerekir.
- Sorumluluk bilinci de öz güveni geliştiren bir etkendir. Peki 2-3 yaş grubu bir çocuğa nasıl yüklenir bu duygu? Zaman kaybı olarak düşünsek bile onları işlerimize dahil etmemiz gerekir. İş listesini beraber oluşturabiliriz, alışveriş listesi oluşturabilir beraber alışverişe çıkabiliriz. Bulaşık makinesini beraber boşaltabilir, birlikte çamaşır katlayabilir, masayı birlikte kurabiliriz.
- Çocuklarımızın öğrenime açık olmalarını istiyorsak eğer en büyük örnekleri bizler olmalıyız. Yani bizlerin de öğrenmeye araştırmaya açık insanlar olmamız çok önemlidir. Onları öğrenmeye teşvik ederken , öğrenme şekillerine saygı göstermek gerekir.
Peki bunları yapıyor iken nelere dikkat etmeli ve hangi tutumlar içerisinde olmamalıyız?
- Öncelikle kesinlikle tutarlı olmalıyız. Bir dediğimiz diğerini tutmalı.
- Kesinlikle sabırlı olmalıyız çünkü bu bir öğretim işidir, aşama aşama sabır gerektirir.
- Eleştiri , azarlama, kırıcı olma ya da ceza vermek gibi davranışlarda bulunmamalıyız. Öğretici anlamda olumsuz cümlemiz olsa bile mutlaka sonrasında pozitif duyguyla kapanış yapmalıyız. ”Mutfağı çok dağıtmışsın,sonra topla olur mu,ama hazırladığın sandviç harika olmuş”gibi.
- Çocuklarımızın çabalarını desteklemeli ancak takdirimizi belirtirken çok abartmamalıyız.
- Kesinlikle olumsuz ve eleştirel olmamalıyız. ”Çok dağınıksın , mutfağı altı üstüne getirmişsin” değil, “bu mutfağın sonra toparlanması gerekiyor”.şeklinde yaklaşmalıyız.
- Cümlelerimiz şantaj içermemelidir.”eğer ……. yapmazsan,oyun oynayamazsın ya da dışarı çıkamazsın” şeklinde değil de, ”ödevini erken bitirirsen , dışarı çıkabilirsin “ gibi
- Çocuğun sınırını fark etmesinde,anlayıp tanımlamasında ona destek olun. ”Kaçta yatacağını biliyorsun değil mi “şeklinde cevaplayabileceği şekilde sorular yöneltebilirsiniz.
Ve bütün bu yönleri kazandırırken ,çocuğun ilgi alanlarını keşfetmeyi de unutmamalıyız. O da bir diğer önemli konudur.