DENGEDE KALABİLMEK
İnsanoğlu frekansı bir şekilde yaşadığı dünya ile uyumlu varlıktır. Hatta şuradan başlamak daha doğru olacaktır. Evrende her şey belli bir enerjiye sahiptir belli bir frekansta titreşimi mevcuttur. Dünyanın da titreşimi vardır ve insanın da. Tüm bunlar birbiri ile uyum içinde ,senkronize halindedir. Eğer bu uyum bozulursa akış bozulmakta ve dengesizlikler meydana gelmektedir. Bunlardan biri de insan bedeninde oluşan hastalıklardır. O zaman beden frekansının olması gereken değerin farkındalığı bilincini benimsemek gerekmektedir. Bu vücut frekansı ne şekilde düşüyor, bunların incelenmesi, farkındalıkların oluşması gerekmektedir. Frekansımız düşebilir ancak bu farkındalık oluşmuş ise bunun tekrar onarılması gerekmektedir. Peki vücut frekansımızı neler düşürür? Öncelikle bu düşüş zararlı beslenme ,yani vücudumuza düşük frekanslı girişlerle olur, ortamdaki tüm düşük enerjili durumlara maruz kalma, kendi düşünce akışımızın kaybolması, kalple bağlantımızın kesilip zihnin devreye girmesi ve kollektif bilinçten uzaklaşılması şeklinde devam etmektedir. Biz tüm varlıklar enerjisel anlamda birbirimize görünmeyen ağların bağlarıyla bağlı isek eğer ,birbirimizi olumlu ya da olumsuz etkliyoruz o halde. Dünyanın bir ucunda olması hiç farketmez ordaki olay burada ki bir canlının enerjisini etkileyebilmekte. Bir anda bütünsel bir detoks ,temizlenme, arınma yapılması zor olacağına göre herkesin bu akış detoksunu kendi üzerinde yapması hatta bu farkındalığı kazanması bile çok büyük ilerleme olacaktır. O zaman biz ne yapmalıyız? Frekansı düşüren etkilerin tek tek üzerinde durup değerlendirmeliyiz. Negatif ortamları değiştirmeliyiz, değiştiremiyor,uzaklaşamıyorsak kendi alanımızı oluşturup kendimizi ‘’hayır ben o şekilde olduğunu düşünmüyorum’’ şeklinde sözlerle korumaya almalıyız. Böylece çevreden bize gelecek etkileri azaltmış olacağız. Yediğimiz yiyeceklerin frekansları çok önemli. Konserve gıdalar, şeker içerikli, karbonhidrat içerikli ,şarküteri grubu gıdalardan uzak durup tercihimizi daha taze lifli gıdalardan oluşturmalıyız. Meyveler sebzeler, tencere yemekleri gibi. Belli aralıklarla vücudumuza detokslar uygulamak gerekir, bazı organlarımızı dinlendirmeli, bu organlarımızın vücuttaki tabiri caizse çöpleri atmasına olanak vermeliyiz. Tabi tüm bunlar doktor kontrolünde yapılırsa çok daha iyi olur. Aksi takdirde bir tarafı yaparken diğer tarafı yıkmamış oluruz. Beslenme kısmına http://narladans.com/category/saglik/ kısmında detaylı olarak değiniyor ,bazı gıdaların etkilerinin farkındalığını uzman kişilerin ,doktorların kitaplarından aldığımız bilgilerle sizlerle paylaşıyoruz.
Akışın sağlanabilmesi için yani vücudumuzda bu frekans dengesinin muhafaza edilmesinde diğer önemli konu vücut duruşumuzdur. Ayaklar, bacaklar, bel, sırt, gövde, omuzlar, boyun ve baş. Hepsi birbirine bağlıdır. Ayaklardaki bir durum yüze, omuzlara yansır, beldeki durum göğüs kafesini etkiler gibi. Bununla ilgili http://narladans.com/category/saglik/ bölümünde günlük yapılacak farkındalık hareketleri sizlerle paylaşılmıştır. Amaç bedenimizi dik tutmaktır.
Sonrası ise maneviyat temizliğidir. Kollektif bilincin farkındalığı ve buraya verdiğimiz emektir. kalbimize kavuşmaktır, kendimizi bu manada geliştirmektir. Şimdi iç organlarımızı temizledik, atıkların atılmasına yardımcı olduk. Peki bedenimizden çıkan ,bize ait olan sözcükler. İşte ilk temizlik girişimine buradan başlamamız bu farkındalığı kazanmamız gerekecektir. Olumsuz düşünceleri çağırmamak, dillendirmemek, kimse hakkında olumlu ya da olumsuz konuşmamak, kelimelerimizi olumlu seçmek, sahip olduklarımızın farkında olup şükür enerjisi içinde olmak çok önemlidir.
İşte tüm bu farkındalıklar bedende sağlandığı takdirde düşük frekanstaki virüslerin bizleri rahatsız etmesi yani hasta etme olasılığı da düşecek, kaygılar ve korkular azalacaktır.
Sevgilerimle,