D VİTAMİNİNİN BİZLER İÇİN ÖNEMİ
D vitamini tüm enfeksiyon hastalıklarında, romatizma ve kanser hastalıklarında her türlü hastalıklar açısından vücut için çok önemlidir. Boşuna güneş girmeyen eve doktor girer dememiş atalarımız.
D vitamin alımının düşük olduğu ülkelerde daha yüksek diyabet oranları ile karşılaşılmaktadır.
Diş çürümeleri için önemlidir.
Deri kanserlerini yüksek doz D vitamin ile tedavi etmişler 1950 li yıllarda. İnsanların doğal güneş ışığına en az maruz kaldığı bölgelerde bağırsak kanserine bağlı ölümlerin de arttığı uzmanlar tarafından saptanmıştır. Sn.Elif Güveloğlu kitabında bu konulara çok güzel bir şekilde değinmiştir. Yapılan bir çok araştırma göstermiştir ki kanlarında D vitamin düzeyi yüksek olan insanlarda bağırsak, meme, yumurtalık, böbrek, pancreas ve prostat kanserleri görülme olasılığı daha düşüktür.
Peki hem güneşe çıkmanın bu kadar zararı varken ve ,D vitaminini ilaç yoluyla da almamız çok benimsenmiyorken biz bu önemli vitamine nasıl kavuşacağız? Tek yolu güneşlenmek .Ama abartmadan. Güneşin dik ışınlarına maruz kalmadan sadece günde yarım saat herkes için yeterlidir.
Kanda olması gereken D vitamin seviyesi 50 ng /ml.nin üzerinde olmalıdır.20 ng/ml nin altında ise D vitamini yoksunluğu söz konusudur. Artık bu durumda organlar olumsuz etkilenmeye başlar. Kanser hastalarında bu oranın 70 ng/ml olması önerilmektedir.
Güneşin yanı sıra D vitaminini soframızdan da eksik etmemeliyiz. D vitamini gıdalarda çok yüksek bulunan bir madde değildir. Yağlı süt, tereyağı, yumurta sarısı ve yağlı balıklarda bir miktar bulunur.
D vitamin eksikliği doğal olarak tamamlanmıyorsa, mutlaka bir doktor kontrolünde takviye alınmalıdır. Çünkü D vitamin vücutta depolanan bir vitamindir ve bu da böbrek taşı ve diğer bazı sorunlar yaratır.