HAYATI KURALLAMAK
Sürekli hayatı kurallıyoruz , sürekli birileri birşeyler hakkında tarifler , reçeteler veriyor. 10 adımda nasıl mutlu olunur , 5 adımda iyibir insan nasıl olursun, 3 adımda sağlıklı beslen 10 kilo ver vs vs..
Hayat seçimlerimizden ibarettir . Tavrımızı, tarzımızı, karakterimizi ve kaderimizi biz belirleriz. Seçim yolları, şekilleri bizim irademizle oluşur. Ancak ben bu akışta kendi adıma kurallar göremiyorum , olması gerektiğine inanmıyorum. Kafaya takmama sanatı var mesela .Bu o kadar zor ki. İçindeki tarifleri uygulamak daha da zor. Bunlar bunlar bunlar yapılmamalı, bunlar bunlar yapılmalı. Yahu bunu herkes biliyor , zaten iş uygulamada. Ne kadar takma dersen o kişi o kadar takar kafaya.
Değerimizi bilmeliyiz ve farkında olmalıyız. Vücut ve ruh bütünlüğünden oluşuyorsak eğer bu 2 değere de olması gereken değeri göstermeliyiz. Pamuk gibi bakmalıyız. Zaten notayı bir yakaladık mı o iki değer kolkola kendiliğinden ilerleyecekler. Vücudumuz için sentetiklerden uzak duralım mesela. Tüm yapay şeyleri hayatımızdan çıkarabilirz. Doğal, sanayinin gelişmediği dönemlerdeki gibi, atalarımızın beslendiği gibi beslenebiliriz. Ama şimdi neler neler var ne tatlar var diyoruz değil mi. Tamam okey onlardan da alalım ama bizim tarif ettiğimiz kadar , bizim sınırlandırmalarımızla. Yani nefsimizi yönetelim, nefsimiz bizi yönetmesin.Narla Dansta tüm tarifler bu şekilde düşünülerek paylaşılmıştır. Çalışma hayatı içinde en kolay, en faydalı, en kısa zamanda , en kafa yormadan nasıl birşeyler hazırlarım. Hafta sonları kendimi ödüllendireceğim yiyeceklerim neler olabilir. Sağlıklı mönüler yanı sıra kaçamak gıdalarla renklendirmeler düşünülmüştür.
Sonra hareket halinde olmak çok önemlidir vücudumuz için. Ev işlerimizi planlı ve pratik hale getirerek yapmak ve bunun huzurunu yaşamak. Bulunduğumuz ortamı düzenledikçe ortaya kullanılmayanların çıkması bunların ihtiyacı olacak kimselere ulaştırılması, yerine yenilerin gelmesi.. İnanılmaz huzurdur.Ama yine de sporun yeri ayrıdır. Kendini ayrı güzel görürsün spor yaptıkça. Artık kendi değerini kavramışsındır, vücudun görsel olarak da hoşuna gitmeye başlamıştır. Ve bünyene kattıkların.
Güzel planlanan bir günün üstüne bir de keyifli bir uyku. Evet haklısınız çoluk , çocuk, iş , güç , ev derken neyi planlayabiliyoruz ki , bir yerlere itiliyoruz değil mi sürekli. Ancak tüm bu yukarda anlattıklarımıza yer açacak bizleriz. Hergün ev işi yapmak , yemek hazırlamak külfet değildir aslında. Bunlar kendiniz için yaptığınız yatırımlardır. Siz planlıyorsunuz ve herşey sizin istediğiniz gibi ilerliyor ve oluyor ve içiniz rahat ve huzurlu. İnanın bana kendinize hiç zaman kalmıyor diye yakındığınız bu durum, anı yaşamanın farkındalığını kazandıktan sonra hangisini önce hayatıma soksam nasıl zaman yaratsam diye hayata asılmaya dönecektir.
Günlerin önemini bilmek gerekir mesela, eskiler günleri aşağıdaki şekilde anlamlandırırlarmış;
Pazartesileri duyguların ön planda olduğu bir gündür, endişe ve kaygılara kapılmaya daha açık olabiliriz. Hayatı nasıl yaşamak istiyoruz, planlarımız neler olabilir bunlara odaklanabiliriz .
Salı :Daha mücadele günüdür. Mücadele etmemiz gereken konuları bu güne alabiliriz.
Çarşamba :İletişim günüdür. Boğaz çakramız ön plandadır.Mavi renkler seçilmesi,mavi flarlar kullanılması bizi daha olumlu hissettirebilir.
Perşembe: Bereket günüdür.
Cuma : Aşk , sevgi, aile konuları ön plana çıkar. Aile ziyaretleri için çok uygundur.
Cumartesi: Disiplin günüdür. Ev işlerinizi toparlayabilir, iş konularınızı düzenleyebilirsiniz. Kendinizle başbaşa kalmaya özen gösterin. kendiniz için çay demleyin ya da kahvenizi hazırlayın. Sevdiğiniz kitabı alın çekilin köşenize. Nasıl ? kitap okumak istemiyor musunuz müzik mi dinleyeceksiniz? Tabi o da olur , güzel de olur. Çıkıp doğa yürüyüşü yapın. Yeterki siz sizle kalın.
Pazar günü ertesi günle başlayan yeni haftaya ön hazırlık, toparlanma, günüdür.
Hergün sizin içindir, size özeldir bu bilinçle uyanmak güne çok güzeldir,bu bir farkındalıktır. İlla bu günler bunlar yapılmalıdır kuralı yoktur , elbette Çarşamba günü de aile ziyareti yapılabilir , ya da Cumartesi de herhangi bir konua mücadele edebiliriz. O zaman zaten akıştayızdır. Bu farkındalık kendimizi saldığımız, hayatı anlamsızlaştırdığımız,boşverdiğimiz durumlarda geçerlidir. Hadi şimdi de biraz da ruhtan bahsedelim. Bedenimiz için yukarda bahsettiklerimizi yaşamımıza kattık, peki ruhumuz için? Zaten yukarda bahsettiklerimiz ruhumuza da iyi gelir. Dedik ya hani onlar kolkola ilerler diye. İşte farkındalıkla bedenine gösterdiğiniz her bir özen ruhunuzu da besleyecektir. Yukarda saydıklarımız sadece örneklerdir, bizler kendi kişiliğimizi tanıdıkça seçimlerimizi o doğrultuda yaparız. Kitap değil de film izlemeyi seçeriz, doğa yürüyüşü değil de enstruman çalmayı öğreniriz. Yeter ki kendinle başbaşa kal ve kendini tanı.Seni zorlayan,taşıyamadığın alışkanlıklarını, tavırlarını gör kabullen ve sonra değiştirme yoluna git. İşte asıl zevk orda başlıyor zaten. Narla dans kişisel gelişim kısmında da bir takım farkındalık geliştirebileceğimiz konulara değinecektir.
Umarım içerisinde keyifle gezip dolaşabileceğiniz, çok az farkındalık geliştirebileceğiniz, hayatınızı kuralların saçmalığından uzaklaştıran, içinizi az da olsa rahatlatan bir adres oluruz.
Sevgilerimle,