İNSAN VE NEFES
Yaşam deyince ilk nefes gelmelidir akla. Çok basit konudur aslında doğduğumuzdan beri farkında olmadan istemsiz yaptığımız bir eylem. Nefes almadan yaşayamayız. Bu çok net. Ancak net olan bir konu var ki ,doğru nefes almadan da sağlıklı ve etkili yaşanmıyor. Bu konuyu bilim insanları araştırmış, ben de onlardan edindiğim bilgileri her zaman ki gibi derleyip sizlere sunmaya çalışacağım.
Nefes terapisti Nefşah Fidan yaptığı araştırmada Amerikalıların %90 nın, Türklerin ise %80 inin nefes almayı bilmediğini belirtmiştir. Yine Sayın Fidan Hn. bu durumun maalesef kronik gerginliğe, yorgunluğa, hastalanmaya sebebiyet verdiğini hatta yaşlanmayı hızlandırdığını belirtmiştir.
Öncelikle nefesi ağız ile değil burnumuzla almalıyız. Uzmanlar ağızdan alınan nefesin başağrısı, hipertansiyon, kronik kulak ve sinus enfeksiyonları ,uyku bozuklukları horlama ve cinsel iktidarsızlık gibi çeşitli sorunlara yol açabileceğini söylüyorlar.
İstemsiz olarak yapmış olduğumuz nefes alma hareketlerini günde bilinçli olarak yapacağımız 5-10 dakikalık nefes alıp verme hareketleriyle anlamlaştırabiliriz öyleyse. Nefesimizin vücudumuzun her bir hücresine oksijen taşıdığını yani şifa taşıdığını düşünüp, hayal edip hatta bu işlem sırasında sesli olarak da söyleyerek bu 10 dakikalık süreci daha da anlamlandırabiliriz. ’’Nefesimle her hücreme enerji gidiyor, bedenimdeki her hücre sağlıklı ve canlı. Bedenimin her parçasını Kabul ediyor ve seviyorum bu da bana şifa veriyor.’’
Günümüzde oldukça fazla kullanılmaya başlanılan antidepresanları kenara iten bir yöntemdir nefes çalışmaları. Öyleyse yapacağımız işlem oldukça basit; Kendimize gün içerisinde ki koşturmacamızdan sadece 10 dakikalık bir zaman ayırmak ki sabah saatleri yani güne başlama saati bunun için en uygun saattir aslında. Yatakta dik bir oturuş sağlayarak, gözleri kapatıp 10 dakika burundan derin nefes almak kendimizi zorlamadan nefesi bekletip tekrar nefesi dışarı vermek. Beynimizde oluşacak dalgalar ile stresimizin, kaygılarımızın her geçen gün azaldığını görecek, kendimizi daha zinde hissederek cildimizin parladığını ve iç organlarımızın da işlevlerinin daha da arttığını göreceğiz.