POZİTİF EBEVEYN OLMAK
Öz güven, Öz değer, Öz saygı konularını anlatırken bunların önemine ve ne kadar gerekli olduğuna, sonradan edinilmesinin çok zor olduğundan bahsetmiştik. Aslında pozitif ebeveyn olabilmemiz durumunda da çocuklarımıza kazandıracaklarımız kendine güvenen, etrafına saygılı, onurlu, güvenilir, kendinden emin, rahat ve sakin , dürüst , dinamik, pozitif karakter özellikleridir.
Bir bebek dünyaya geldiğinde ağlamakla başlar hayata ve ilerleyen dönemlerde ta ki konuşmayı öğrenene kadar ağlayarak devam eder. Çoğu zaman tahammül gösteremeyiz, hatta şımarıklık yaptığını bile düşünebiliriz oysa ki bir derdi var ve anlatmaya çalışıyor. Düşünsenize onun için ne kadar da gergin bir durum. Böyle durumlarda onlara acaba bunu mu istiyorsun, oyuncağın olmuyor diye mi ağlıyorsun diyerek anlamaya çalışmak onları daha da rahatlatacak ve önemsendiklerini anlayacaklardır.
Biraz daha büyüdüğünde artık kendine ait kararları almak isteyecektir. Kreşe bırakan anneler bilirler ne zordur evden çıkmak, istedikleri kıyafeti bulması ve giyinmesi. Bu yaşları da iyi değerlendirerek onların kendi kendilerini disiplin etmelerini yani öz disiplini öğrenmelerini sağlayabiliriz.
Öz güven çocukların gelişiminde zaten hep aklımızın bir kenarında olmalı. Onlara öyle sorumluluklar vermeliyiz ki kendi yeterliliklerini keşfedebilsinler. En ufak işte dahi bir yapılacaklar listesi olmalı. O işi yaparken çok sabırlı ve öğretici olmalıyız. Kesinlikle sabırsızca davranıp onların sorumluluklarını üstlenmemeliyiz ve iş bitiminde çabalarını mutlaka takdir etmeliyiz. Bu işler yaşa göre değişmekle birlikte bir çorap katlama olabilir, sofra kurulumu olabilir, yatak düzeltme olabilir. Bir çocuk 4 yaşına geldiğinde artık evde evcil hayvan var ise besleyebilir, evde toz alabilir ve sofra dizimine yardım edebilir. Okul öncesi 5-6 yaş döneminde evde sandviçini hazırlayabilir, anne baba telefon numaralarını ezbere bilebilir, yemek hazırlamaya yardım edebilir. 7-8 yaşlarında artık odasını toplama sorumluluğu komple onundur. Yatağını düzeltebilecek belki sadece çarşafını değiştiremeyecektir 1-2 sene sonra onu da artık kendisi halleder olmalıdır.
Burada ailenin sabrı çok önemlidir.Evet zamanımız yok, herşeyi hızlıca halletmemiz lazım diğer türlü , işler bitmiyor ve çalışıyoruz hangi tarafa koşturacağımızı yer yer şaşırıyoruz ancak topluma yeni karakterler kazandırdığımızı da unutmamamız gerekir. Öyle sabırlı olmalıyız ki bu öğreticilik içinde yanlış ya da hatalı taraflarını eleştirir gibi değil de örneğin ödevlerini kendi yapıyor ve biz de kontrol ediyoruz” çok hızlı ve okunaksız yazmışsın, arkadaşın gelemeden düzeltmelisin. Sandviçlerin harika olmuş bu arada.”şeklinde arkasından pozitif bir cümle ile tamamlayabiliriz. Hatalarını çok normal bir biçimde dile getirmemiz ile onlar da hata yapmanın çok normal bir şey olduğunu görecek ve mükemmelliyetçilikten de uzak olacaklar.
Eğer çocuğunuzla bir anlaşma yaptıysanız mutlaka sözünüze sadık kalın, aksi takdirde bu çok güven yıkıcı olabilir.
Aman siz siz olun çocuklarınızı başkalarıyla kıyaslamayın. Herkes bir birinden farklı olduğu için çok özeldir. Her çocuk kendi özel hayalleri ile dünyaya gelir , hepsinin sınırları çok büyüktür. Bu yüzden onları cesaretlendirin, yapabileceklerine inandığınızı belli edin.
Her şeyden öte şunu unutmamalıyız ki çocuklarımız bir kez çocukluk yaşayacak, lütfen bunu birlikte doya doya yaşamak daha güzel olmaz mı?
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir.
Onlar hayatın kendine duyduğu özlemin oğulları ve kızlarıdır.
Onlar sizinle gelir ama sizden değil,
Ve onlar sizinle beraber olsalar bile ,yine de size ait değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz,düşüncelerinizi değil;
Çünkü kendi düşünceleri vardır onların.
Onların bedenlerine bir ev sunabilirsiniz ruhlarına değil
Çünkü onların ruhları,sizin düşte bile ziyaret edemeyeceğiniz o geleceğin evinde yaşarlar.
Onlara benzemeye çaba gösterebilirsiniz ,ama onları kendinize benzetmeye kalkmayın.
Çünkü hayat geriye gitmez ve dünle de hiç oyalanmaz.
Siz yaysınız çocuklarınız da bu yaylardan fırlatılan canlı oklar
Okçu sonsuza giden yoldaki hedefi görür ve oklarının hızlı ve uzağa gitmesi için tüm gücüyle gerer sizi
Onun elinde gerilmeniz sevinç nedeni olsun size
Çünkü o fırlatılan oku sevdiği gibi ,elindeki sağlam yayı da sever
Halil CİBRAN